TAŞKÖPRÜ HALK EĞİTİMİ MERKEZİ
É TÜRKÜLERİMİZ Ê
TAŞKÖPRÜ’NÜN KÖÇEKLİ-KARADEDEOĞLU KÖYLERİNDEN DERLENEN TÜRKÜLER
Harun Reşit ŞİMŞEK1
Taşköprü İlçesinin, bütün imkanlarını zorlayarak hazırlamaya çalıştığı “Taşköprü Araştırmaları” hazırlıkları çerçevesinde, Halk Eğitimi Merkezimizin de bir katkısı olması için bir şeyler yapalım istedik. Bugüne kadar yapılan derleme ve alan taraması gibi çalışmalarda ulaşılamayan, keşfedilmemiş kaynaklara ulaşmaya çalıştık.
1999 yılından bugüne kadar yaptığımız araştırmalarla, özellikle Köçekli-Karadedeoğlu köyleri civarında yeni bir halk oyunu ve bu oyunun türküsünü derlemek ilk ürünümüz oldu. “Taşköprü Araştırmaları” hazırlıkları bizi de ateşleyerek daha yoğun araştırmalara yöneltti.
Bugüne kadar doğrudan kaynak kişilerden faydalanarak yaklaşık on beş yeni türküye ulaştık. Şartlar uygun olduğu sürece seri bir şekilde, alanı genişleterek bu çalışmalara devam edeceğiz.
Bu makalede tanıtmaya çalıştığımız türkülerle, oyun ezgileri; sonsuz ulusal kültür deryamıza bizden bir damla olsun.
***
NOTA NO. 1
Ezginin İlk Mısraı : Çağlasın da dere çayı çağlasın
Kaynak Kişi : Nazmiye ŞİMŞEK
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazmi-Karadedeoğlu -1912
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire, Kılıçlı, 1910
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu -1928
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Büyük annesinden
Ezgiyi Öğreten Kişi Hakkında Bilgiler: Emine Şirin
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 13.06.2002
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi : 17.06.1999
Hikayesi: Olay 1910 yılında Köçekli köyünün Guzeren Mahallesi’nde meydana gelir. Dere’den Guzeren’e gelin olan bir kadının hikâyesidir. İyi huylu sevilen ve iki çocuklu bir kadındır. Yaklaşık on yıldır evlidir. Üçüncü çocuğuna hamiledir. Çok güzel bir çift mandaları vardır. Kemüre çekim zamanıdır. Kömüşlerin arabasına kemüre atmaktadırlar. Gelinin attığı bir kürek kemüre kömüşün üstüne gelince kocası çok öfkelenir, kendine hakim olamaz ve eşini fena halde döver. Bu olay genç kadını çok üzer ve kızdırır. Çocuğu düşürmeye karar verir. Köydeki bir kadından akıl alarak bir takım ilaçlar yapar ve kullanır. Sonunda kullandığı ilaçların etkisiyle hem çocuğunu hem de kendi hayatını kaybeder.
Güfte:
Çağlasın da dere çayı çağlasın
Yollarımı çayır çimen bağlasın
Anam yok ki yavrum diye ağlasın
Ne ettim de (yaptım da) dövdüng tanrı zalimi
Genc ölüsü yüksek götün salimi
A Gayınnam ne bahıyon yüzüme
Görünmedim oğlanının gözüne
Ben de uydum bi gadunun sözüne
Ne yaptım da dövdüng imansız eller
Bugün efkârım çoh açmasın guller
Hacı Babam sen yoluna gidersin
Yetimleri kime teslim edersin
On beş gün olmadan düğün edersin
Ne yaptım da dövdün imansız eller
Bu gün efkarım çok açmasın güller
NOTA NO. 2
Ezginin Adı: Uyan Şerif Uyan
İlk Mısraı : Atımı nallattım yol mu dayanu
Kaynak Kişi : Nazmiye ŞİMŞEK
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazmi, Karadedeoğlu, 1912
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire, Kılıçlı, 1910
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu köyü–1928
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Türkü yakıcılardan
Ezgiyi Öğreten Kişi Hakkında Bilgiler:
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu köyü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 28.06.2002
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi :
Hikayesi: Olay 1940-50’li yıllarda bugünkü Taşköprü-Boyabat sınırına yakın köylerden birinde
geçer. Şerif evli ve güzel bir kadındır. Bir de oğlu vardır. Gelini olduğu aile varlıklı ve tanınmış bir ailedir. Bu aileyi sevmeyen, istemeyen kişiler de vardır. Şerif bu kişiler tarafından çeşitli şekillerde rahatsız edilir, ancak; rahatsızlığını kayınbabasına anlatırsa da inandıramaz.
Değirmen deresi, çayırlık bir dere kenarıdır. Şerif sabahleyin götürdüğü atlarını getirmek için değirmen deresine gider. Bu sırada takip edildiğinin farkında değildir. Düşmanları kuytu bir yerde Şerif’e saldırırlar. Niyetleri genç kadına sahip olmaktır. “Beni öldürmeden bana sahip olamazsınız”, diyerek saldırganlara karşı koyar. Bu işin kolay olmayacağını anlayan saldırganlar Şerif’i göğsünden bıçaklayarak öldürürler. Şerif’in ağzından yakılan türkü çevre köylerde söylenir hale gelir.
Güfte:
Atımı nallattım yol mu dayanu
Düşman bıçağına can mı dayanu
Ahmed’im çok güccük evde uyanu
Uyan Şerif uyan uyanamayon
Bıçak yarasına dayanamayon
İpeklü anterim asguda galdı
Gülden nazik tenim gana boyandı
İnanmayan bubam şindi inandı
Uyan Şerif uyan uyanamayon
Düşman bıçağına dayanamayon
Başımdan aldıla fina fesimi
Gatı düşmanlara açtım göğsümü
Anam babam duymasınla sesimi
Uyan Şerif uyan uyanamayon
Yağlu bıçaklara dayanamayon
Ezginin Adı: Zahide
İlk Mısraı : Mintanın kolu yok
Kaynak Kişi : Nazmiye ŞİMŞEK-Belgüzar ERKAN
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazmi, Karadedeoğlu, 1912-Şaban
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire, Kılıçlı, 1910; Safiye
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu köyü–1928, Karadedeoğlu köyü, 1931
Mesleği : Ev hanımı, Ev Hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Türkü Yakıcılardan
Ezgiyi Öğreten Kişi Hakkında Bilgiler: Emine Şirin
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu köyü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 21.11.1999
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi :
Hikayesi: Zahide Bürüm’lüdür.Köyünün içinde bir gençle iki aile arasındaki anlaşmazlık
nedeniyle ayrılırlar .Kısa bir süre sonra Kılıçlı Köyüne gelin gider. Zahide’nin nişanlısı onu hiç unutmamıştır. Sürekli olarak gelenden gidenden haberler gönderir. Zahide iki aylık gelin iken eski nişanlısı tarafından kayınpederinin yanından alınarak kaçırılır. Peşine düşülürse de bulunamaz. Uzun zaman sonra Zahide’nin eski nişanlısı ile nikahlandığı öğrenilir. Bu olay köy düğünlerinde aşağıdaki güftelerle anlatılmıştır.
Güfte:
Koyun guydum ağıla
Vur davula davula
Zahide’nin namusu
İndi çarukbağına
Mintanının kolu yok
Zahide’nin donu yok
Güzel gözlü Zahide’m
Güzelliğin sonu yok
Zahide’m uslandın mı
Duvara yaslandın mı
İki ayın içinde
Bıktın da uslandın mı
NOTA NO. 4
Ezginin Adı : Şerif
İlk Mısraı : Zabah galkdım ışıyo [Bayram çıra didiyo]
Kaynak Kişi : Nazmiye Şimşek
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu köyü–1928
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazmi, Karadedeoğlu, 1912
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire, Kılıçlı, 1910
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Kayınvalidesinden
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu köyü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 27.10.2001
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi : 27.03.2003
Ezginin Hikayesi: Türkü, 1940’lı yıllarda, Kılıçlı köyünün bir mahallesinde meydana gelen bir olay
sonucu yakılmıştır. Şerif, genç ve güzel bir kızdır. Kendi köylüsü olan Bayram adında bir delikanlı ile çocukluk çağından beri artarak devam eden bir ilişkisi vardır. İlişkilerini birbirlerinin olacak kadar ilerletmişlerdir. Bu durumdan habersiz olan kız babası, Şerif’i, yakın köylerden birinden bir gençle evlendirmek ister. Şerif istemese de düğün yapılır. Fakat gerdek gecesi Şerif’in bakire olmadığı anlaşılır. Damat ve kayınpeder gelini döverek ve sadece bir gömlekle baba evine gönderirler. Olay üzerine, bu türkü yakılır...
Güfte: Bu türkünün güftesi, kaynak kişiden dağınık kıtalar halinde kaydedilmiş ve kaydedilen bu kıtalar
olayın seyrine göre tarafımızdan aşağıdaki gibi bir araya getirilmiştir. Kaynak kişi, türküye, bu
kıtalar içinde, olayın en çarpıcı kısmını işleyen “Zabah galkdım ışıyo” mısraı ile okumaya başladığından, biz de öncelikli olarak bu kıtanın notaya alınmasını uygun bulduk.
Zabah galkdım ışıyo
Şerif yola düşüyo
Bi şey daha giydürün
Göyneğinen üşüyo
Ninay da ninanay ninanay nay
Ninay da ninanay nay
Şerif yolda dikülü
Örüleri sökülü
Şerif’in örüleri
Ak göyneğe dökülü
Ninay da ninanay ninanay nay
Ninay da ninanay nay
Bayram çıra didiyo
Hakçıları gidiyo
Didme Bayram çırayı
Şerif gelin gidiyo
Ninay da ninanay ninanay nay
Ninay da ninanay nay
Bayram sana ne oldu
Boş keselerin doldu
Ne duruyon a Bayram
Şerif yerini buldu
Ninay da ninanay ninanay nay
Ninay da ninanay nay
NOTA NO. 5
Ezginin Adı: Nazire’nin Ağıtı
İlk Mısraı : Zabahlayın galkdım başım selâmet
Kaynak Kişi : Nazmiye ŞİMŞEK
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu köyü–1928
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazmi, Karadedeoğlu, 1912
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire, Kılıçlı, 1910
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Kendisi yakmış
Ezgiyi Öğreten Kişi Hakkında Bilgiler:
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu köyü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 04.07.2002
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi : 30.03.2003
Hikayesi: Olay, 1930 yılında Karadedeoğlu köyünde geçer. Aslen Kılıçlı köyünden olan Nazire,
güneş doğmadan alaca karanlıkta uyanır, bir ahlat ağacına çıkar ve meyveleri indirmeye çalışır. Bir ara dengesini kaybeder ve ağaçtan düşerek hayatını kaybeder. Ağıtı yakan Nazmiye Şimşek, hayatını kaybeden Nazire’nin yetim kalan kızıdır. Türküde adı geçen Fadim’Ana (=Fadime Anne), Nazire’nin annesi, Nazmiye Şimşek’i de anne annesidir.
Güfte:
Zabahlayın galkdım başım selâmet
Guşluğa varmadan goptu gıyâmet
Garip Nazmiye’m kime emânet
Ne yapayın ben ağlarım özümden
Ağladukça kan damlıyor gözümden
Şu Örtez’in iri ufak taşları
Nazîre’min hilâl gibi kaşları
Al kana böyendi sarı saçları
Ne yapayın ben ağlarım özümden
Ağladukça kan damlıyor gözümden
Kılıçlı’nın yolu meşeden aştı
Çifte gardaşlarım düğüne goştu
Size ayruluk bana ölüm düştü
Ne yapıyın Fadim’Anam böyle buyurdu
Keşkürün içinden beni ayırdı
Ahşam oldu gapı gapandı
Duşman olana da yoktur garazı
Genç yaşında ciğer kana bölendi
Ne yapayın ben ağlarım özümden
Ağladukça kan damlıyor gözümden
NOTA NO. 6
Ezginin Adı: Dertlü Garip Türküsü
İlk Mısraı : Bastonumu aldım çıktım yoluma
Kaynak Kişi : Nazmiye Şimşek
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu köyü–1928
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazmi, Karadedeoğlu, 1912
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire, Kılıçlı, 1910
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Kendisi yakmış
Ezgiyi Öğreten Kişi Hakkında Bilgiler:
Çaldığı Çalgı: Def
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu köyü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 21.07.2002
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi : 07.04.2003
Hikayesi: Nuri Hoca, Karadedeoğlu Köyü’nün (Örtez) en varlıklı ailesinin reisidir. Bir oğlu, bir
kızı vardır. Oğlu İstanbul’da dayısının yanındadır. Kızı Safiye ise aynı köyden bir adamla evlidir. Kızının; biri erkek, üç çocuğu bir de üvey oğlu vardır.
Hoca, o yörenin en tanınan ve sevilen kişilerinden biridir. Ufak tefek anlaşmazlıklar haricinde çevresiyle de iyi geçinen, aynı zamanda köyün imamlığını da yapan bir insandır. Bütün bunlara rağmen sevmeyeni ve istemeyenleri de vardır. Hasan, Nuri Hoca’nın yeğenidir. Aynı zamanda en güçlü koruyucusudur. Hasan kısa bir süre için il dışına gidince hasımları tarafından kıstırılan Nuri Hoca, birkaç kişi tarafından bıçaklanarak öldürülür. Cinayet Hafız Çavuş adında bir Jandarma Çavuşu tarafından soruşturulur. Soruşturma çok uzun sürer. Neredeyse bütün köy sorguya çekilir ve köylü oldukça ceza çeker. Buna rağmen olay tam olarak aydınlatılamaz.
Bir süre sonra Safiye’nin üvey oğlu, bir evde konuk olur. Konuk olduğu evde uyurken cinayeti işlediğini sayıklar.Fakat yanındakilerin kimliği hala netlik kazanmamıştır. Nazmiye Şimşek, öldürülen Nuri Hoca’nın torunudur. Türküyü dedesi için yakmıştır.
Not: Kaynak kişi, bu türkünün ezgisini, “Şu Örtez’in iri ufak taşları” mısraı ile başlayan türkünün kalıp ezgisi üzerine ve her kıt’ada birbirinden küçük ve farklı varyasyonlar yaparak okumuş olduğundan, güftenin, sadece ilk kıt’ası notaya alınmıştır.
Güfte:
Bastonumu aldım çıktım yoluma
Harman gapısında girdi düşman goluma
Benden selam olsun hasret oğluma
Ne yapıyın Allah dostlar yazım buyumuş
Divitte kalemde yazgum buyumuş
Babamın kır atı damda kişneyo
Goynunda saati durmaz işliyo
Hafız Çavuş bu yıl burda gışlayo
Ne yapıyın Allah yazım buyumuş
Divitle kalemle yazguluyumuş
Evimden çıktım sağım selâmet
Yatsuya varmadan goptu gıyâmet
Kimsesüz Nazmiye’m Allah’a emanet
Ne yapıyın da ağların özümden
Ağladukça kan damlıyor gözümden
Evimizin önğü cevüz ağacı
Döküldü yaprağı da galdı ağacı
Duşmanımın çayı zehirden acı
Ne yapıyın dostlar yazım buyumuş
Kitapta kalemde yazguluyumuş
NOTA NO. 7
Ezginin Adı : Hop o yana
İlk Mısraı : Bahçalarda eğrelti
Kaynak Kişi : Nazife Şimşek
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Hasan, Karadedeoğlu, 1329
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Nazire-Aşağı Şehirören-1329
Doğum Yeri ve Tarihi : 1947-Karadedeoğlu Köyü.
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Türkü Yakıcılardan
Halen İkamet Ettiği Yer : Taşköprü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 14.06.1999
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi : 17.06.1999
Türkü Hakkında: Köy düğünlerinde, kadınların “dört kola” adıyla oynadıkları bir oyunun türküdür.
Türkü sözleri, düğünlerde türkü söyleyen kadınlar arasındaki atışmalardan, sataşmalardan
doğmuştur.
Güfte:
Bahçalarda eğrelti
Oynuyor iki elti
İkisi de bir boyda
Bilinmiyor kıymeti
Hop o yana bu yana
Yar geçti mi o yana
Yat dizimin üstüne
Dön o yana bu yana
Çeyizim altı parmak
Umudum şehre varmak
Her yiğidin harcı değil
Örtezlerden kız almak
Hop o yana bu yana
Yar geçti mi o yana
Yat dizimin üstüne
Dön o yana bu yana
Ocak başında kedi
Önünde keklik eti
Bize Örtezli derler
Yıkarız memleketi
Hop o yana bu yana
Yar geçti mi o yana
Yat dizimin üstüne
Dön o yana bu yana
NOTA NO. 8
Ezginin Adı Dertli Kolum
İlk Mısraı : Üç göz oldu ehlim yatıyo
Kaynak Kişi : Bergüzar ERKAN
Doğum Yeri ve Tarihi : Karadedeoğlu köyü–1932
Baba Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Şaban –Karadedeoğlu- ?
Ana Adı (Doğum Yeri ve Tarihi) : Safiye-Karadedeoğlu-1909
Mesleği : Ev hanımı
Ezgiyi Ne Zaman ,Nerede ve Kimden Öğrendiği: Vasfiye Erkan (Kocasının babaannesi)
Halen İkamet Ettiği Yer : Karadedeoğlu köyü
Ne Kadar Zamandır Derleme Yerinde Bulunduğu : Doğumdan İtibaren
Derleme Tarihi : 16.07.2001
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi :
Hikayesi: Olay 1910 yıllarında Kılıçlı köyünün mahallelerinden birinde geçer. Cak Memişgilin
gelinine ait bir hikâyedir.
Gelin hanımın kolunda küçük bir yara oluşur. Önceleri yarayı önemsemezler. Fakat sürekli büyüyen yara nedeniyle gelin doktora gitmek isterse de, kocası doktora gitme fikrine yanaşmaz. Yara zamanla çok genişler ve kolun büyük bir bölümünü kaplamasına rağmen koca eşini yine de doktora götürmez. Gelin iş göremez olur ve komşuları artık hastalık ziyaretlerine gelmeye başlar.
Parayı çok seven kocasının kendisini doktora götürmemesine üzülen gelin yakınları bu türküyü yakarlar.
Güfte:
Üç göz oldu ehlim yatıyo
İmdat senden Allah’ım bana
Dertlü golum ne oldu sana
Eşim dostum geldi bakıyo
İmdat senden Allah’ım bana
Dertlü golum ne oldu sana
Hiç el emek vümedim sanki
İmdat senden Allah’ım bana
Dertlü golum ne oldu sana
Ehlim yatıyo parası gıymetlü
İmdat senden Allah’ım bana
Dertlü golum ne oldu sana
NOTA NO. 9
Ezginin Adı : Şerif Dudu
İlk Mısraı : Guzalıç'tan da çıktım başım selâmet
Kaynak Kişi : Kiraz Ahmet
Mesleği : Çiftçi
Çaldığı Çalgı : Saz (Kendi kendine öğrenmiş)
Derleme Tarihi: 12.05.2001
Derlendiği Yer : Kastamonu - Taşköprü / Karadedeoğlu Köyü
Derleyen Kişi : Harun Reşit Şimşek (Türkü, bir düğünde teyp kasetine kaydedilmiştir.)
Notaya Alan :
Notaya Alma Tarihi :
Hikayesi: Olay, 1950 yılında geçer. Aşağı Emerce Köyü’nün Çarıklı Mahallesi’nde yaşayan Mustafa, evli ve çocuklu bir aile reisidir. Karısının adı Şerif Dudu, oğlunun adı da Râsim’dir. Mustafa yaz aylarında yaylaya salınan kömüşlerin koruculuğunu yaparak geçimini sağlamaktadır. En yakın arkadaşı Seyit Ağa ile yayladan dönmektedirler. Sait Ağa’nın köyü Sökü’ye gelince bir süre dinlenirler. Gitmemesi için yapılan bütün ısrarlara rağmen Mustafa, kendi köyüne gitmek üzere atına binerek Sökü köyünden ayrılır. Küpkırılan denilen yerde düşmanları tarafından pusuya düşürülür ve açılan ateş sonucu Mustafa ölür. Olay yerinden kaçan atı ise, doğruca Sait Ağa’nın evinin önüne gider. Olay, kısa sürede çevrede duyulur. Mustafa’nın karısı Şerif Dudu da bu ağıtı yakar.
Güfte:
Guzalıç’tan da çıktım başım selâmet
Küpkırılan’a geldim koptu kıyâmet
Râsim de oğlun kime ettin emânet
A sürmelim a kuzum Sökü yoluna
Benden de selam Râsim oğluma
Tahtalı deresi’ne vardım atım boşandı
Martin silahını da eller kuşandı
Şerif Dudu da şimdi benden boşandı
A sürmelim a kuzum Sökü yoluna
Benden de selam Râsim oğluma
Ah kıratım da Sökü’lerde kişniyor
Seyit Ağa yola düşmüş de iş diyor
Kız anasına da ayrılık düşüyor
A sürmelim a kuzum Sökü yoluna
Benden de selam Râsim oğluma
Râsim de oğlum başucunda ağlıyor
Şerif Dudu da yaraları bağlıyor
Garip de anam karaları bağlıyor
A sürmelim a kuzum Sökü yoluna
Benden de selam Râsim oğluma
Dipnot
1: Taşköprü Halk Eğitimi Merkezi; Halk Oyunları, Halk Müziği Kurs Öğretmeni.
Dere:Boyabat’a bağlı bir köy
Kemüre:hayvan gübresi
Guzeren:Saraycık dağının eteklerinde bir köydür.
zabah (=sabah)
göynek (=gömlek): uzun kollu yuvarlak yakalı iç giyim
örü: saç örgüsü
ditmek: küçük parçalara ayırmak
Örtez: Karadedeoğlu Köyü
üç göz olmak: yaranın büyümesi, genişleyip göz göz olması
ehlim(=helâlim): eşim, kocam
iş:acı nidası